Anatomide Duraklar Arası: Sinir Sistemi


Sinir Sistemi Nasıl Bir Yapıya Sahip?


Hissedebilmeyi sağlayan bir mucize olup bizi diğer birçok canlıdan ayıran sinir sistemimiz, birçok hadisenin belki de başlangıcı konumundadır. Sinir sistemimiz biyolojik olarak bizi birçok canlı türünden kesin çizgilerle ayırmakta ve fizyolojik bir mucizeye neden olmaktadır. Sinir sistemi denilen karmaşık ama gelişmiş yapı topluluğu, süngerler, placozoalar ve mesozoalar da bulunmamaktadır. Bu canlılar çok basit vücut yapısına sahiptirler. Bir de sinir sisteminin farklılığı nedeniyle bizden ayrılan Taraklılar ve Knidliler vardır. Bu canlılarda ise farklı bir sinir ağı mevcuttur. Birkaç solucan türü haricindeki diğer tüm hayvanlarda Merkezi Sinir Sistemi’nden meydana gelen bir sinir sistemi bulunmaktadır. Sinirler beyin ve omurilikten dağılır. Nöron sayıları arasındaki bariz farklılıklar da genel olarak canlı türleri arasında mevcuttur.


Diğer birçok bilgi gibi sinir sistemi hakkındaki ilk bilgiler de çok eskiye dayanıyor ve yetersiz kalıyordu. Fakat zaman içinde elde edilen ve doğruluğu kanıtlanan bilgiler yığınını şöyle bir ele alırsak sinir sistemi adı, lifleri silindirik bir şekilde saran sinirlerden türetilmiş olup ad olarak kalıcılığını sağlamıştır. Lifler omurilik ve beyinden doğar ve dallanarak vücudun her bir parçasını çepeçevre sarar. Yalnızca bir mikroskop aracılığıyla sinir hücrelerin aksonları görülebilir. Sinir sistemi dış dünyayla olan iletişimde kilit rol oynayıp canlıların içsel ve dışsal çevrelerinde meydana gelen değişikliklere tepki göstermesini sağlayan sistemlerindendir. Homeostasis denilen iç denge, vücut bütünlüğü ve de alınan uyartıları iletmek ve yorumlamakla sorumlu olan sinir sistemi 86 milyon nöron ve onun 5 -10 katı kadar glialardan meydana gelir. Sistem yapıca iki bölümden oluşmaktadır: Merkezi Sinir Sistemi ve Çevresel Sinir Sistemi. Merkezi sinir sisteminde beyin ve omurilik olmak üzere iki sinir merkezi bulunurken; Çevresel Sinir Sistemi, Merkezi Sinir Sistemi’ni vücudun diğer tüm kısımlarıyla bağlayacak olan fiberlerden/ liflerden oluşur. Çevresel Sinir Sistemi yapısında Somatik sinir sistemi ve otonom sinir sistemini (sempatik sinir sistemi +parasempatik sinir sistemi) barındırır.


İlk olarak nöronlardan/sinir hücrelerinden bahsetmek olaya daha açık bir şekilde bakmaya neden olacak. Nöronlar, geniş bir hücre gövdesi ve bu gövdeden çıkan kısa (dentrit) ve uzun (akson) uzantılardan oluşur. Akson uçlarında binlerce dallanma bulunabilir. Her bir dal, uyarıları alıcı bir hücreye aktaran sinaptik uç ile sonlanır. Uçtaki dallanma sayısının artması nöronun etki alanını genişlemesine sebep olur. Nöronlar duyu, ara ve motor nöron olmak üzere üçe ayrılır. Organizmaya dışarıdan gelen uyarılar reseptörler ile alınır, çevresel sinir sistemine ait duyu nöronları ile merkezi sinir sistemine taşınır, burada ara nöronda değerlendirilir, oluşan yanıt motor nöron ile hedef organa iletilir.


Merkezi Sinir sistemi nefes almaktan ayakkabılarınızın bağcıklarını bağlamanıza kadar yaptığımız her şeyden sorumludur. Beyindeki MSS’ye vücudun herhangi bir kısmından gönderilen bir sinyal/uyartı geldiğinde beyin duruma uygun bir tepki gönderir. Örneğin elinizi yüksek derecede sıcaklıkta bir suyun altına tuttuğunuzda eliniz yanar değil mi? Ve acıyı hissettiğiniz ilk anda kendinizi geri çekersiniz. Elinizde sıcak suya maruz kalan yerin altında da tüm vücutta olduğu gibi çok sayıda sinir hücresi bulunur. Elinizi yaktığınızda orada bulunan sinirler uyarılır ve acıya ilişkin sinyaller beyne iletilir, sinyali alan beyin de dönüt olarak acı hissini yorumlayacak şekilde bir tepki gönderir. Her şey çok kısa bir zaman diliminde gerçekleşir ve o esnada sinyal metrelerce yol almış olur. Bir diğer sinir merkezimiz olan omuriliğe gelecek olursak; beyne giden ve beyinden çıkan sinirleri toplar ve dağıtır. Omurga içindeki ilik kanalına yerleşmiştir. Omurilik vücuttan beyne, beyinden ise vücut organlarına gönderilen impulsları iletir, bir refleks merkezi olarak çalışır ve alışkanlık hareketlerini denetler. Esneme, gülme, terleme gibi kalıtsal refleksler merkezi sinir sistemi tarafından yönetilir. Bunun yanı sıra öğrenilmiş bazı davranışların sürekli olarak yapılması bir süre sonra omurilikte kazanılmış refleks olmasına sebep olur. Bunlar beyin kabuğu tarafından önce öğrenilir ardından kazanılmış refleks olup yürütülmesi görevi omuriliğe devredilir. Omurilikte hata yapılması durumunda ise beyin tekrar devreye girerek olayları düzeltmeye çalışır. Omuriliğin içerisinde bulunan herhangi bir sinirin koparılması sonucunda belin alt kısmı hissizleşir ve bacaklar hissedilemez olur. Çünkü bacağa giden sinir koparılmıştır ve MSS’niz bacaklarınızın varlığını göremeyip onu algılayamamıştır. Böyle bir sonuçla karşılaşmamak adına sinirleri bünyesinde barındıran beyin ve omuriliğiniz kemiklerle korunmaktadır.



Omuriliğin içinde sinirlerin yanı sıra omurilik sıvısı da bulunur. Hayati faaliyetlerimiz olan nefes almak, sindirim, kalp atışları da yine böyle bir şekilde kontrol edilir. Öyle ki MSS’niz periferik sinir sisteminize sinyaller verir bu sinyallerde kalbinize atmasını, solunum sisteminize hava alıp vermesini söyler. İkinci sinir sistemimiz Çevresel Sinir Sistemidir. Burada yer alan sinirler uyartıların merkezi sinir sistemine götürülmesi ve merkezde oluşturulan tepkilerin, tepki organlarına taşınmasını sağlayan sinirlerdir. Beyinden çıkan bu sinirler 12 çifttir. Bunlardan en önemlisi 10.sinir olan ve iç organların çalışmasını sağlayan Vagus siniridir. Vagus siniri omurilikten çıkan 31 çift sinirden biri olup bacaklara giden siyatik sinirlerden en büyük omurilik sinir çiftidir. Vagus siniri organizma zor durumda kaldığında hızlandırıcı etki yaparak kalbin çalışmasını ve genel metabolizmayı hızlandırır. Çevresel sinir sisteminin bir diğer kolu ise somatik sinirlerdir. Bu sinirler iskelet kaslarına giden miyelinli motor nöronlardan oluşup buradaki nöronların yapısının büyük bir bölümü merkezi sinir sisteminin önemli bir merkezi olan omurilikte bulunur. Geriye kalan kısımdan aksonlar ise doğrudan iskelet kasına gider. Somatik Sinir sistemi isteğimizle yaptığımız davranışların kontrolünü sağlar. Çevresel sinir sisteminde en yaygın olan problem çeşitli nedenlerden dolayı ortaya çıkan sinir iletimi arızasıdır. Bunlara multiple skleroz ve amyotrofik lateral skleroz örnek verilebilir. Her yapı gibi Sinir sisteminde de aksaklıklar, noksanlıklar doğuştan veya sonradan fark etmeksizin oluşabilir. Genetik bozukluk, travma, zehirlenme, fiziksel yaralanma, enfeksiyon veya progeria nedeniyle meydana gelen menenjit, şizofreni, alzheimer, kortikal görme bozukluğu, parkinson, sara, MS gibi önemli sinir sistemi hastalıkları vardır. İnsan vücudunda hareket, sinir, solunum, dolaşım ve sindirim denilen ve birbirinden çok farklı işleyişlere sahip 5 sistem, 3 farklı şekildeki 206 tane kemik, sayıyla ölçülemeyecek derecede 3 çeşit kas, toplam 100.000 kilometre uzunluğundaki damarlardan akan yaklaşık 8 litre kan vardır. Gözlerimizle bedenimizi şöyle bir süzdüğümüzde her ne kadar tek bir dokudan var olmuşuz gibi görünse de vücudumuz bünyesinde birçok detay barındıran bir mucizedir. O mucizenize yaşamınız boyunca en az leke değmesi dileğiyle. Bir sonraki durakta görüşmek üzere, sağlıkla kalın.

Kaynakça:

https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Sinir_sistemi

Fokus Yayınları Biyoloji

2 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Parkinson

Demans