• Rigel

Başkasına İnanmam Artık


Aniden anlaşılmaya çalışmaktan vazgeçmek, kendi içinde gipgizli incelmek ve insanların yıpratamayacağı, mastar çekilmiş yepyeni atomlarla kendini yaratmak hürriyeti getiri mi bilemem. Fakat düşündüğümde hürriyet hatta adalet sadece bir söylenceden ibaret. Göklerdeki dedikoduyu duymasam da ben anlamadım diyecek kadar cesur olmalıyım çünkü anlamak da anlaşılmak da biyolojik bir beslenme şekli yalnızca. Aç kalmanın nesi ayıp? Her şey etten yontulmuş bir avuç zihnin yalanı değil mi? Kendini yaratan, kendine isim koyan da ben değil miyim? İnandığım onca serabı yalan sayarsam kim olurum peki? Bana insan mı derler yine de? Ben yaşlanmıyorum. Sadece o taşra şenliğini içine sığdırıp ardıma saklanıyor seneler bir bir. Ben kentlerden kazımışım kendimi sen bilemezsin ellerim paramparça. Nereye gitsem, üstümde asılmayan misafir hırkası. Hiçbir hürmet uzatamaz artık ayaklarımı. Nereye baksam, yüzümde bir yabancı çekingenliği, kuşlardan özür dileyip çekiyorum perdeyi. O kitaplar, onca yol ve tabi kenarları, günlerce çekip durduğum sancılar yalanmış. Elinde papatya, okul çıkışında bekleyen liseliden öteye gidememişim yıllarca. Astarını dahi çekip almışlar kalbimin. Bir daha heyecanlanamam kimseye. Gözleri üzüm, bakışı kadeh olsa dahi sevgilinin; dudağım kurusa damağım çatlasa uzanıp bir yudum içmem seraptır, yalandır inanmam artık. Sarı baretini çıkarıp üstüne oturan bir eli suratında dizleri harç on altılık çocuğun çaresizliğidir hakikat. Başkasına inanmam.


2 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör