Kahve


Günlerden sonbahar. Dışarıda hafif bir çisenti Soğukların kapısını aralar. Başımda hafif bir sızı. Bir tütsü yaktım Ah bu ağrı Beni yiyip bitirecek bütün gün Belli. Kahvaltı mı? Ne kahvaltısı şimdi. En iyisi Güne kahveyle başlamaktır. Bakır cezveyi koyarsın ateşe Ağır ağır pişmeli Tadını vermelidir. Adabı vardır kahve pişirmenin Kültürdür kahve… Gariptir ki İlk sufiler içmiştir. Kahvehaneler vardır. Şimdiki gibi başıboşluğun yeri değil İlhamın kaynağıdır. Şiirlerin söylendiği Müziğin en iyisinin dinlendiği Sohbetin en koyu olduğu yerdir. Kahve gönül kapısına giriştir Gerisi bahanedir. Toplumun mihenk taşı... Sevgiyi bile ya acı Ya da tatlı kahveyle ölçeriz biz Kahve hayatımızın bir parçası değil Kahve hayattır Dertlendiğinde dostla edilen sohbetine eşlik eden İçildikten sonra bile Telvisine bakıp Umut dolu geleceğimizin planlarını görmeye çalıştığımızdır. Kahvem pişti Kahveyle başladık madem kahveyle devam edelim sözümüze Aldım elime bir kanun Başladım gönül telinden çalmaya Siz ne sanmıştınız? Elimde kalem İki büklüm oturduğum kırık sandalyede Boş kağıda bakıp kelime mi avlayacaktım? Damağımda kahvenin tadı Gül kokulu tütsü ve ağır ağır çaldığım kanun sesi Kalbimin kapısını çalar Yavaş yavaş aralanır gönül kapısı Düşünmeye başlarım. Kahve tütsü ve kanun Düşüncelerimin altını ateşliyor. Pişen kahveyi karıştırır gibi Karışır zihnim Sular duruldu Bak yavaş yavaş gün yüzüne çıkıyorlar Sakın! Henüz pişmedi Zamanı var daha Şimdi çekip alırsam Güzel olmaz Sonra bu çiğ sözcükler Kulağını tırmalar. Bak gittikçe kuvvetleniyor anlam Sırt sırta verip nasıl da kabardılar İşte şimdi Uçup gitti tütsünün kokusu Kahvem bitti Kanun sustu Şimdi mürekkebin kağıda olan hasretini bitirme vakti Sakın durma Sıcakken çıkar tadı Sonra hasret kalırsın Yazarsın sayfalar dolusu Ihlamurlar çiçek açtı mı Merak ettim doğrusu Kim bilir Kaç sonbahar kaç bahar geçti Saymaya ömrüm yetmez Sayfalar bitti hokkam boşaldı Yazacaklarım daha bitmedi Kadim divit Sen de benimle çıktın bu yola Yol arkadaşı oldun bana Ne kadar da eskimişsin Ya ben 20 yıl geçti Yazmak kolay mı sandınız Her ne yazıyor olursan ol Bu ister deneme olsun İster mektup zaman gerektir Yıllarını alıp götürür Hem geçmişe hem geleceğe götürür Şimdini yazdırır Sıkılmışsınızdır benden Yahya kemali anlatayım size... Bir gün pek görünmemiş ortalıkta, Meğer bir şiirle meşgulmüş bizim şair. Bitirip bitirmediğini sorduklarında: “ Hayır! Sabahleyin bir virgül koymuştum. Akşama kadar düşündüm, onu da beğenmedim, sildim.” demiş. Yazmak böyledir Yıllardır inşa ettiğini silip Tekrar şekillendirmektir. Yazdım bende Okursunuz belki Yıllar geçirdik Sözcüklerin arasından Şimdi gitme vakti Bir sonbahar günü başlayan hikayem Bir sonbahar günü bitsin. Söz sırası sizde Söyleyin bakalım Ihlamurlar çiçek açtı mı?


1 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Çocuklar