Kimse Kusura Bakmasın



Artık zamanı gelmişti. Bir kedi almak istiyordum. Canıma yoldaş olacak bir can. Çok mutlu olacaktık kedimle. Derken beklediğim fırsat çıktı karşıma. En yakın arkadaşım yurt dışına yerleşecekmiş, kedisine yuva arıyormuş. Fırladım hemen, uçağa yetişecekti, kediyi bir an önce almalıydım. Gitmişken arkadaşımı da havaalanına bıraktım tabi.


Herhalde "Başının çaresine bak" diyemezdim. Islak gözlerle vedalaştık. İnsan dayanamıyor ayrılığa ne de olsa. Jülide bile durgunlaştı. Kedinin adı olacağını tahmin etmediniz biliyorum. Latif'in ilk aşkıymış. Malum unutulmuyor. Neyse Latif'i Berlin'e yollayıp eve geldik Jülide'yle. On beş ay nasıl geçti anlamadım. Öyle alıştım ki artık onsuz dünyada yapamam. Prensesim nerede ben orada. Rahatımız huzurumuz yerinde. Sanki bütün ömrü birlikte geçirmişiz. Şansa bakın Latif'in memlekete döneceği tuttu. Tutmakla kalsa iyi. Utanmadan Jülide'mi geri istiyor. Üzgünüm kedimden ayrılamam. Veremem onu Latif'e filan. Yahu arkadaş, sen daha önce vazgeçmedin mi ondan, geçtin, e yine yapabilirsin. Zembil mi canım bu bir sana bir bana gidip gelsin.


4 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Unutma