Lusin'e Mektup


Sevgili Lusin; Seni iki duvar arasında yalnız gördüm.Tekrardan yuvana dönmüş gibisin.Seni böyle görmek istemiyordum.Güzel Lusin, lütfen iç huzurunu bulmayı dene.Ne olursa olsun, yaşayacağımıza dair söz vermiştik birbirimize.Sen bu sözü tutmazsan, ben ne yaparım? Yolun sonu çiçekli demiştim.Neden, biliyor musun? Ne olursa olsun, öleceksin çünkü. Sen, ne kadar savaşırsan savaş, ne kadar bakarsan bak o aynaya, bir gün o ayna solacak ve senin de savaşın bitecek.Böyle düşününce bir değeri kalmıyor sanki değil mi? Düşündüğün tüm o geçici şeylere karşı, gözlerin perdesini çekiyor sanki. Bitiyor. Geçiyor. Bir rüzgar vurur gibi tozlu raflarda duran düşüncelerine.Yaşların sanki bir okyanus tanesi. Sana bakıyorum, güzel Lusin ve böylesine çiçek dökülen birini göremiyorum başka.Sanırım, insanlara dokunan birisin. Çünkü kalbinin parladığını gördüm. Yoksa, bunun için mi yaşıyorsun sen?

Çok daha fazlasını gördüm, gözlerinde. Sonra, orada durup da boğulmak istedim. Saatlerce.

Bana dedin ki, ''Bir gülüşe muhtaç kaldım da gidemedim bir yere.Sonra kendimde buldum tüm o aradığım cevheri. Yok artık tutmasına bir elin ve bu yüzden ağzımı kapattım sıkı bir şekilde.'' Ellerini tutup ağlamak istedim,Lusin. Mümkün olsaydı bunu yapardım. Ben bu hayattan bir şey beklemiyorum,Lusin.Senin mektupların hariç.Zaman geçiyor ve mektup beklemek hiç bu kadar acıtmamıştı ruhumu...Sahi kaç gün geçti sen olmayalı?Kaleme küstüğünü söylemiştin.Kalem,sen olmadan nasıl yaşar? Bunu hiç düşündün mü? Bana demiştin ki , ''Kalem benim.''diye. Bu sefer de ölen sen olmaz mısın? Lütfen kalemini terk etme.Sen oraya aitsin. Biraz karanlık ama yıldızlarını görüyorum. Sürekli, onlara bir şeyler fısıldıyorsun yaşama dair.Öyle güzel ki seni dinlemek.Tabii sen, bunların hepsinden habersiz bir şekilde bakıyorsun yıldızına doğru. Çok güzelsin ve yıldızlar sana doğru çevrilmiş seni dinlemek istercesine. Sorgulayan bir beyin mutlu olamaz.Fakat, bu artık senin için bir eğlence olmuş.Bunu nasıl başardın? Her geçen gün hayran oluyorum sanki. Merak etme, bitmeyecek yıldızı o güzel odalarının.Kalbin böyle doğmuş senin ve sen bunlardan habersizsin. Bilmiyorum sen kimsin ve ne içinsin? Rüzgarla dans eden bir şair misin? Yıldızlara konuşan bir aciz mi? Tut ellerimi Lusin. Seni yaşatacağım.


0 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör