Miyokart Enfarktüsü ve Kardiyak Arrest


Miyokard enfarktüs olarak adlandırılan kalp krizi, kalp damarlarında biriken yağ ve kolesterolün oluşturduğu plakların zaman içerisinde çatlamasıyla oluşan pıhtının kalp damarlarını tıkamasıyla oluşur. Damarın tıkandığı bölgedeki kalp kası yeterince kanlanamadığı için hücreleri ölür.


Kardiyak arrest ise kalp durması olarak bilinen, kalbin pompa fonksiyonunu yerine getirememesi sonucu oluşan bir tablodur. Kalbin sistol sırasında etkili kasılmaması ve organların yetersiz kanlanmasıyla gelişir. Arrest, büyük damarlarda nabız alınamaması, solunumun durması ve bilinç kaybı ile âni gelişen bir durumdur. Kalp durmasını takiben 30- 60 saniye içinde solunum durur. Solunumu ve dolaşımı durmuş bireyi hayata döndürme uygulamalarına Kardiyopulmoner resüsitasyon denir. Ve bu müdahalenin yapılması hayatı önem taşır. Dolaşımın durduğu 4-6 dakika içinde dolaşım yeniden sağlanamazsa beyin ölümü gerçekleşmeye başlar. Ve biyolojik ölüm gerçekleşebilir. Bu yüzden kalbin ilk atımı durduğu andan itibaren en geç 10 dakika içinde Kardiyopulmoner resüsitasyon yapılması gerekir.


Kardiyak Arrest ve Miyokard İnfarktüs Belirtileri:


Miyokard infarktüs'te kalp kası yeterli oksijenlenmediği için göğüste, sol kolda, çenede, omuzda ve sırtta ağrıya neden olur. Ancak diyabet gibi bazı hastalıklarda ağrılı belirtiler görülmeyebilir. Bu tür hastalarda kalp krizi belirtilerinden çok kalbin çalışmasının bozulmasından doğan birtakım belirtilerle sağlık kuruluşlarına başvururlar. (Bulantı, kusma, soğuk terleme gibi)


Kardiyak Arrest'te ise:


Kalbin pompa fonksiyonunu yerine getirememesi sonucu tüm organlar ani bir şekilde görevini yerine getiremez hale gelirler. Bu durumdan en çok etkilenen organ ise beyindir. Beyin vücuttaki en çok enerjiye ihtiyaç olan organ olduğu gibi enerji eksikliğinden en çok etkilenen organdır. Bu yüzden arrest durumunda hasta bilincini kaybettiği için organların hakimiyeti beyinin kontrolünden çıkar. Kan dolaşımı ne kadar erken sağlanabilirse organlarda oluşacak hasar da en aza indirilmiş olur. İlk yardıma en hızlı şekilde ulaşmak bu durumda hayatı önem taşır. Dakika hatta saniyelerin bile çok önemli olduğunu, olabildiğince hızlı bir şekilde organların normal fonksiyonlarını yerine getirmesi sağlanmalıdır.

Kardiyak Arrest’te Belirti ve Bulgular:


Erken tanı ve erken müdahale hayati öneme sahiptir.

Bu belirtiler:

  • Ani kollaps,

  • kan basıncında düşme,

  • femoral ve karotis arter nabızlarının alınamaması,

  • bilinç kaybı,

  • kollarda ve bacaklarda konvilsiyon,

  • anormal solunum,

  • kalp seslerinin duyulamaması,

  • ventriküler taşikardi,

  • ventriküler fibrilasyon,

  • asistoli,

  • nabızsız elektriksel aktivite gibi ölümcül ritimler,

  • göz bebeklerinde genişleme,

  • ciltte siyanoz ve solukluktur.


Kardiyak Arrestin Risk Faktörleri

  • Koroner arter hastalığı öyküsü,

  • ailede kardiyovasküler hastalık ve ani kardiyak ölüm hikayesi,

  • sigara içilmesi,

  • genetik anormallikler,

  • sedanter yaşam,

  • aşırı kilo,

  • yüksek tansiyon,

  • yüksek kan kolesterolü,

  • şeker hastalığı,

  • erkek cinsiyet,

  • yaş (45 yaşından sonra erkeklerde, 55 yaşından sonra kadınlarda risk artar) risk faktörlerini oluşturmaktadır.

Kardiyak Arrest Nedenleri


Koroner arter hastalığı ve geçirilmiş kalp krizi en temel nedenleridir . Diğer nedenleri arasında ise;

  • Hipertrofik kardiyomiyopati, dilate kardiyomiyopati,

  • Hava embolisi,

  • Bradikardi,

  • İnme,

  • Konjenital kalp hastalığının bazı tipleri veya kalp defektleri

  • Ciddi aort stenozu,

  • Kardiyak tamponad, tansiyon, pnömotoraks, toksinler, pulmoner tromboz, koroner tromboz,

  • Hipovolemi, hipotermi, hipoksi ve/veya hiperkapni,

  • Kan elektrolitlerinde değişiklik, metabolik bozukluklar,

  • İlaç ve zehirler

  • Ciddi astım atakları (Status epilepticus),

  • Anestezikler,

  • Boğulmalar,

  • Terminal dönem hastalıklar kardiyak arreste neden olabilmektedir.

Arrest vakalarında hastaneye ulaştırılmadan ölüm vakaları %90 oranındadır. Defibrilasyonun 4-6 dakika içinde sağlanması %35 yaşam şansını arttırarak sağ kalım oranlarını arttırır. Doku perfüzyonunun sağlanması çok önemlidir bu yüzden,

  • Erken uyarı işaretlerini tanımak,

  • Acil tıbbi yardımın erken aktive edilmesi (112’nin aranması),

  • Erken Kalp Akciğer Canlandırması (KAC),

  • Otomatik eksternal defibrilatör (OED) kullanımı ile hızlı defibrilasyonun sağlanması,

  • Erken ve etkili ileri kardiyovasküler yaşam desteğinin (İKYD) başlatılması,

  • Entegre kardiyak arrest sonrası bakım önem taşır.


Kaynakça:

https://sbyo.gelisim.edu.tr/bolum/nursing-51/haber/kardiyak-arrest-ve-hemsirelik-yaklasimi

https://www.anadolusaglik.org/blog/kalp-krizi-ve-kalp-durmasi-arasindaki-fark-nedir

https://www.tkd.org.tr/ileri-kardiyak-yasam-destegi-kursu/sayfa/CPR_ECC

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Parkinson

Demans