Mutluluk Mekanizması


Mutluluğun negatif geri bildirimi en genel tanımıyla; dünyadaki birçok dinde görülen “nimetlerinden ötürü tanrıya şükretmek” davranışıdır. Bu mekanizma vücuttaki bir duygu durumunun, kendisini başlatan sebebi ortadan kaldırmasıdır. Mutluluğun bir noktada azalma göstermesi; mutluluğun kendisinden kaynaklanır, denilebilir. Çünkü vücut abartılı duyguları birer tehdit olarak algılar ve otokontrolü kaybetmemek için yükselen mutluluk ivmesini tersine döndürecek şekilde strese kapılır. Pozitif geri bildirim mekanizması ise vücutta oluşan bir duygu durumunun artarak devam etmesi olarak kabul edilir. Dolayısıyla mutluluğun vücut üzerindeki etkisinin devam etmesi ‘şükretmenin’ koruyucu etkisiyle sağlanır. Mutluluğun vücut üzerinde bu denli hassas bir etkiye sahip olması, mutluluk üzerine düşünüldüğü anda bile mutluluğun kaybolmasını muhtemel hale gelir. Bu önermeler doğrultusunda; mutluluk ile mutsuzluğun ters orantılı olduğunu söyleyebiliriz. Her iki duygu durumu insan vücudunda hayat bulur. Bundan dolayı birinin kapladığı alan arttıkça diğerinin hacminde küçülme meydana gelir. Mutluluğun sürekliliği için mutluluk üzerine mümkün olduğunca az düşünmek gerekir. Çünkü mutluluk esasında bir amaç değil, amacın bir getirisidir. Şöyle ki; salt çalışmakla mutlu olunamayacağından hareketle mutluluğun, amaçların gerçekleştirilmesiyle paralel olduğu söyleyebiliriz. Mutluluk konusu ile İslamiyet’teki şükretmek durumu arasında doğrudan bir ilişki söz konusudur. Şükretmenin mutluluk durumunu korumaya yönelik etkisi; İslamiyet dinine mensup olan kişilerin ‘dua ve çalışma’ sonucunda isteklerinin yerine geleceğini düşünmelerinden kaynaklanır. Bu uygulama incelendiğinde müminler için mutluluğa ulaşmakla iş bitmiyor aynı zamanda şükretmek gerekiyor. Burada mutluluğa giden yolda normal bir insan için mutluluk duygusu en son durak iken İslamiyet’in gerektirdiği şekilde şükreden kişi için bu durum ikinci durak haline gelir. Bu durumu bir örnek üzerinden inceleyelim. Güzel bir yemek yiyen Bedirhan yediği yemekten aldığı zevki her hissettiğinde tanrıya şükretmektedir. Mizgin ise yediği yemeğin verdiği hazzı hissederken ekstra bir şey yapmamaktadır. Bedirhan’ın davranışında alt beyin devresi zevki hissederken bilinç zevk almanın korkulacak bir durum olmadığını hatta kendisinin bu duruma karışamayacağını, bunun tanrı tarafından verilen bir iyilik olduğunu düşünür. Dolayısıyla bilinç zevkin oluşumunu kendisi dışındaki bir özneye aktararak işin sadece hissetme boyutuyla ilgilenirken hazzın kaybolması ile ilgili bir endişe içine girmemekte aynı zamanda iyi duygular yaşadığı için her an başına kötü bir durum gelebileceğini düşünmemektedir. Mizgin’in davranışında ise yemekten aldığı zevki hissederken bu eylemi tamamen öznel olarak düşündüğü için bilinç düzeyinde de aynı etki görülür. Mutluluğun hissedilmesi deneyimlerle sağlandığından; kişi bu arada hissettikleri üzerine düşünür ve bunu yorumlar. Bu sırada kişinin odağı zevki hissetmekten zevk üzerine düşünmeye, zevkin kaybolması halinde ne yapılacağı konularında endişe duymaya yoğunlaşır. Sonuçta zevk durumundan alınan verim düşerse dışarıdan gelen zevk yerine içeriden başlayan endişe, stres ve benzeri olumsuz durumlar bedende etki göstermeye başlar. İnsanlar bir takım hayat şartlarında mutlu hissettiklerinde bu duygu beraberinde mutluluğu kaybetme endişesine de kapılabilirler. Hatta bazı insanlar mutlu olmaktan korkup mutsuzluğun kendileri için daha emniyetli olduğunu düşünürler. Bunun sebebi insanların tehditlere ve olumsuz durumlara alışkın olmasıdır. Olumsuz durumlarda daha iyi motive olan insanlar da vardır. Bu durum sebebi olumlu durumlara uyum sağlayamamalarında saklı olabilir. Çünkü iyilik durumda ortada soyut ya da somut bir düşman olmadığı için silahlarını (akıl, duygular) kullanmak için bir sebep yoktur. Halbuki canlılar, doğal şartlarda hep tetikte olmak üzerine evrimleşmişlerdir. Bundan dolayı tehdidin yokluğunda dahi bir tehdit olabileceğini düşünerek tetikte kalmaya çalışırlar. Bu durumun mutlulukla bağlantısı ise insanların mutlu olurken kendilerine gelebilecek tehlikelere karşı gardlarını düşürmemek için mutlu olmayı hak etmediklerini düşünerek uzun süre bu duygu içinde kalmaktan çekinmeleridir.


0 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör