Sergerdan


Sen bu şehirdesin işte Hep gözümün önünde Sancısı dinmeyen kalemimde Uykusuzluktan kırmızı kesilmiş gözlerimde Yorgun atışlı kalbimde Çaresiz diz çökmüş ruhumda Sen bu şehirdesin işte Boynu bükük sözlerimde Yarım kalan lokmalarımda Hep bir kördüğüm eden yudumlarımda Ve nefesinden uzak düştüğüm sabahlarda Sen bu şehirdesin işte Tarif edemediğim Arayıp arayıp bulamadığım Uğruna kaç mektuplar yazdığım Kaç sayfalar eksilttiğim Ve karaladığım Bu şehirdesin işte Çıkmaz sokakların bitmediği Kuşların yorgun düştüğü Rüzgarın esmediği Ve uçurtmaların yerlerde süründüğü Bu şehirdesin işte Sanma ki bu şehirde gök mavidir Sanma ki sensiz gözlerim eladır Burada binaların duvarları kerpiçten Yürekler un kokulu sıcacık ekmektendir Özlemedik mi sanıyorsun Sen sen bu şehirdesin işte Yürüdüğüm yollar bir türlü bitmedi Kaldırımları da eskittim sensiz Postacı oldum yitik sesli bir postacı Yazdığım mektupları sana kavuşturamadım Sahi bu şehirde misin sen Uzakken bu kadar yakın durabilen Yakınken kıtalar arasını dolduran bir okyanus kadar tüten Boşluk olan gözlerindeki okyanus hangi şehrin kıyısına vuruyordu Sahi bu şehirde misin sen Sen sen bu şehirde olsan Bedenimden çıkan dumanları görür el sallardın Senin olduğun şehrin adı O şehrin adı Benim yüreğim Sergerdan Yardan geçen yaradan geçinmeyen Başıboş bir yar Eteklerim sarı yapraklarla dolu Avuçlarımdan süzülen yağmurlar Ateşi mayalıyor yüreğime Yorgun ve titrek bakışlı bir serçe duruyor önümde Merak etme serçe Seni anlayan kanatsız bir serçe var yüreğimde Kanadın varken uç serçe Benim kuşum sergerdan Kanatsız ve Yorgun Gökten mahrum rüzgardan azade Başıboş yürüyor yüreğimde Uç serçe Ve uçtuğun yerlerden bir daha geçme Geride kokun kalsın sadece Uç Uçabildiğin yere kadar Göklerin sonuna kadar Geçerek ufuklardan kızıllardan ve yardan Uç uç işte durma burada sergerdan...


5 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Unutma

Ararat

İleri İleri