Teorik Saçma-2


İkiz yaşıyorum biri diğerine yabancı -Hayata tutunmak için nedenlere ihtiyaç duymayız, isteriz, yaşarız ve sonuçlarını seçeriz-

Şüpheyi öldürmek istiyorsan insanı öldür. Temel varsayımlar ve maddenin son hali, kuantum temelli küçük insan zayıflığıdır. Hayatta kalma enerjisi ve iyi insan yaklaşımları üzerine bulgulardan yoksun tepkiler ise kendini kaybetme arzusunun sonucudur. İkiz yaşıyorum biri diğerine yabancı arkadaşım. Yürümek istiyorum anlıyor musun yürümek, sürekli kendi etrafımda dönmek istiyorum. Yürüdükçe zihnimdeki taşlar birer birer düşmeye başlıyor sanki. Kendimi anlam veremediğim bir düşüncenin minvalinde buluyorum. Bir izafiyetin ortasına düşmüş gibi zaman kavramının sonsuz parçacıklara bölündüğünü duyumsuyorum. Zamanda çürümeye başlıyor her şey, hızlı bir büyüme ve hızlı bir yok oluş. Einstein yüzünden uykumu kaçıran derin rüyaların boşluğuna düşüyorum her gün, siyah beyaz karelerin üstünde insana benzeyen varlıklar görüyorum. Bir savaşın ortasındayım. Duygularım, şiddetli ama muazzam bir dürtüyle kılıç savurmaya başlıyor. Neden savaştığımı bilmesem de ölmek-yaşamak arasında sıkışmak… Kendimize karşı verdiğimiz belki de en büyük savaştır bu. Süper egoist bastırılmış bir isteğe karşı, dürüstçe kurallara bağlılığımızı yıkmak. Hayatta kalma kuralları... Bu kurallara bağlı kalmak bir kara deliğin yörüngesine tutunmak gibidir. Olay ufkuna varmada her zaman bir tekillikte bulursunuz kendinizi. Bir saniyelik zaman bile milyonlarca yıl esneyebilir. Ve süreklilik bir amaç haline gelse de bu durumda belli bir süre sonra alışkanlıklarınız sonuçlarınızı öldürmeye başlıyor. Hayata tutunmak sonuç ister. Bu, belirlenmiş bir zamana bağlı kalmakla ve o zamanın içinde nasıl aktığımızla ilgili olabilir mi? Belki de sadece ölmek istiyor insan, kim bilir?


1 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör